Eserlerinde halk
inançları ilham kaynaklarındandır, Kırgız destanı olan Manas Destanı’ndan
yararlandığı motifleriyle ve Kırgız köy yaşantısının bütün yönleriyle
oluşturduğu üslubu dikkat çekmektedir.
Türk topluluklarının
kültür, inanç, gelenek birliğini ortaya koyan yapıtları onun bütünün bir parçası
olduğunu göstermesi açısından önemlidir.
Kendi milletini mahkum
olarak görmüş ve bunun ezikliğini yaşayan bir aydın izlenimi uyandırmıştır.
Başlıca Eserleri:
Cemile, Elveda Gülsarı, Selvi Boylum, Gün Uzar Yüz Yıl Olur, Dişi Kurdun
Rüyaları, Sultan Murat, Cengiz Han’a Küsen Bulut, Toprak Ana, Beyaz Gemi,
Askerin Oğlu, Yıldırım Sesli Manasçı, İlk Öğretmenim.

ELVEDA GÜLSARI
Ünlü yazar Cengiz
Aytmatov'un en güzel romanlarından biridir. Cins ve ünlü bir yorga olan Gülsarı
adındaki atın doğumundan, yaşlanarak ölümüne kadar geçen fırtınalı hayat
macerası, romanın ana konusu gibi görünür. Ama, atın sahibi Tanabay'ın ve
Tanabay gibi devrime inanmış Kırgız gençlerinin hayatı, daha az çalkantılı, daha
az çileli geçmemiştir. Bunu, Tanabay'ın, can çekişen sevgili atının başında,
yüreği üzüntülerle dolu olarak geçirdiği bir kaç saatlik süre içinde kendisiyle,
geçmişiyle hesaplaşmasından anlıyoruz.
Tanabay, o birkaç saatlik
süre içinde kendi çocukluğunu, gençliğini ve yaşlılığını, sevinç ve acılarıyla,
umut ve umutsuzluklarıyla, sevap ve günahlarıyla yeniden yaşıyormuş gibi
hayalinde canlandırır. O kendini devrime, mutlu yarınlara adamış, ama siyasî
rejim onun ömrünü mutsuzluklar ve sıkıntılar içinde geçirmesine sebep olmuştur.
Bu kadar değil... Aytmatov,
kendine özgü anlatım biçimi ve gücü ile, Kırgız - Kazak ellerinin doğasını,
Kırgız - Kazak Türklerinin töresini ve folklorunu da pek canlı olarak gözler
önüne seriyor. Aşk ve heyecan, çarpıcı örneklerle eleştiri, okur için derin
edebî haz, yazarın bu eserinde de yoğun olarak vardır. Bir şey daha var:
Tanabay'ın o çok özverili ama çileli hayatını okurken, onun gençliğinde yürekten
bağlandığı bir siyasî rejimin, can çekiştiğini, bugünkü dağılma ya da çöküşün
kaçınılmazlığını da görüyoruz.
BAHTİYAR
VAHAPZADE (1925-
)
Azeri edebiyatının
tanınmış şairlerindendir. Aynı zamanda düşünür kimliğiyle şiirini aynı potada
eritmiştir. Şiirlerinde düşüncelerini ortaya koyan Vahapzade, bireyin ve
toplumun çeşitli problemleri üzerinde tahlilleri onun usunun ileri olduğunu
gösterir. Şair biçime çok önem verir.
Başlıca Eserleri:
Menim Dostlarım, Bahar, Kökler-Buğdaylar, Denizli-Sahil, Artıg Adam, Ceyran,
Aylı Geceler, Gelin Açıg Danışag, Tavşana Kaç Tazıya Tut…
Şiireler:
Sanatkar ve Zaman, Ses, Çınar…

ŞEHRİYAR (1906-1988)
Türk dünyasının eşsiz
lirizmiyle tanınan büyük şairlerindendir, Azeri olmasına rağmen Farsça yazdığı
şiirler de vardır. Şiirlerindeki içtenlik, kişisel duygu ve fikirlerinin
derinliği, hayal dünyasının genişliliği ve canlılığı ile ulaşılması güç bir
zirveye ulaşmıştır. Heyder Baba’ya Selam
şiiri meşhurdur.

CENGİZ DAĞCI (1920-
)
Hayatı Rus zulmü altında
geçen yazar, Alman-Rus harbinden sonra Almanlara esir düşmüş, esir kamplarından
kurtulduktan sonra müttefiklere sığınarak Londra’ya yerleşmiştir. Konularını
hayatından alan eserlerinde 1932-1940 yılları arasında Kırım Türklerinin zor
şartlar altında geçen yaşamlarını kurtuluş arayan insanların dramını
anlatmıştır.
Başlıca Eserleri:
Korkunç Yıllar, Yurdunu Kaybeden Adam, O Topraklar Bizimdi, Onlar da İnsandı,
Genç Temuçin, Badem Dalına Asılı Bebekler…
İSMAİL
GASPIRALI (1851-1914)
Yenilikçi
yazar İsmail Gaspıralı büyük bir mücadele sonucu Tercüman gazetesini
çıkarmıştır, amacı halkı aydınlatmak olan Gaspıralı gazetesinde halk arasında
dayanışma oluşturmaya çalışmıştır. oldukça iyi bir okur kitlesi de yakalamıştır.
Dildeki yabancı unsurları temizlemek amacını güden Gaspıralı halk edebiyatı
üzerinde yoğunlaşmıştır.
Kadınlar Ülkesi, Arslan Kız
ve Gündoğdu onun tefrika ettiği
öykülerindendir.

ATA TERZİBAŞI (1924-
)
Irak Türkmenleri arasında
dil, edebiyat ve folklor araştırmaları yaptı. Irak Türklerinin asimilasyonunu
önleyebilmek için yapmış olduğu çalışmalardan biri de antolojiler hazırlamak
olmuştur.