BATI EDEBİYATI



 


       ESKİ YUNAN VE LATİN EDEBİYATI

Batı edebiyatının kaynağı Eski Yunan ve Latin edebiyatlarıdır. İsa’nın doğumundan dokuz yüzyıl öncesine giden ve M.Ö. II. Yüzyıla kadar süregelen Eski Yunan edebiyatının ana kaynağı da Homeros’un İlyada ve Odysseia destanları sayılır.

      Eski Yunan edebiyatı, didaktik türde Hesiodos; lirik türde, Sapho, Pindaros; fabl türünde Aisopos gibi şairleri yetiştirdikten sonra, V. yüzyılda “altın çağı”nı yaşamıştır.

Tragedya’da:

Aiskhylos (Persler, Yalvaran Kızlar, Agememnon), Sophokles (Kral Oidipus, Antigone, Trakhisli Kadınlar).

Komedya’da:

Aristophanes (Atlılar, Eşekarıları, Kuşlar, Kurbağalar) ayrıca hitabet alanında Demosthenes; felsefe alanında Sokrates, Eflatun, Aristotales; tarih alanında Herodotos bu çağın yetiştirdiği büyük sanatçılardır.

     İskender’in ölümünden sonra, eski Yunan edebiyatı bir kültür merkezi olan İskenderiye’de yeni bir döneme girmiş; M.Ö. II. Yüzyıldan sonra da yerini Latin edebiyatı bırakmıştır.

 

BATI EDEBİYATI

 

    Batı Roma İmparatoluğu’nun V. yüzyılda yıkılması üzerine “Karanlık Çağlar” başlamış; XI yüzyıla kadar Avrupa’da, sanat ve kültür alanlarında ölü bir dönem yaşanmıştır.

     XI. yüzyıldan sonra, kiliseyi ve din görüşünü her şeyin üstünde tutan; kişinin yaşama ve düşünme özgürlüğünü kısıtlayan; edebiyat ve sanatta “öbür dünya” düşüncesini egemen kılan “Ortaçağ” başlar. Bu çağda görülen, tabiat ve dinle ilgili yiğitlik hikâyeleri; halk şairlerinin aşk, yiğitlik konularında söyledikleri “Balad”lar Finlerin Kalevala destanı; Almanların Niebelungen Lied destanlarıyla “Romans”ları; Fransızların Chanson de Roland (Şanson Dö Rölan)ı; İsponyolların Cid (Sid) adlı, şövalyelikle ilgili şarkı ve hikâyeleri, başlıca edebiyat ürünleri arasında sayılabilir.

     Ortaçağ’ın en büyük şairi, İlahi Komedya’nın yazarı Floransa’lı Dante’dir. 

      Hümanizma ve Rönesans’ın beşiği olan İtalya’da bunları hazırlayan ilk sanatçılar da Petrarca (Perrarka) ve Boccacio (Bokkaçyo)’dür.

     XIV.-XVI.  Yüzyıllar, Ortaçağ’la yeni çağlar arasında bir geçit sayılır.

     GGüney deniz yolunun açılması; bilimle ilgili buluşlar; matbaanın gelişmesi; Eski Yunan ve Latin ürünlerinin yayılması, Hümanizma ve Rönesansın doğmasına birer sebep olmuştur.

     Batı edebiyatında yenileşme bunlarla başlar.

     Rönesans bilim ve sanatta “yeniden doğuş” demektir.

    Rönesans’la, halk-devlet bağıntıları yeniden kurulmuş; yöneticilerin dine dayanan sınırsız güçleri kırılmış; kişinin insanca” yaşama isteği gerçekleme yolunu tutmuştur.

     Böylece milletler, edebiyatla, bu gerçeklere dayanan “insanca” düşünceleri yayarak; kilise dili olan Latince’nin yerine, kendi dilleriyle güçlü eserler ortaya koymaya başlamışlardır.

     XVI. yüzyılın sonunda Rönesans, kilise tepkisinin en az olduğu Fransa ve İngiltere’de gerçekleşmiştir.

     Fransa’da , yeni Fransız şiirinin kurucularından Ronsard (Ronsar), şiir dilini yabancı etkilerden kurtarıp, şiir kurallarını saptamaya çalışan Malherbe (Malerb); romancı Rabelais (Rable) deneme yazarı Shakespeare (Şekspir); şair Milton, Rönesans’ın önemli kişileri arasında başta gelenlerdir.

     Rönesans, XVII yüzyılın ortalarında, edebiyatta Klasisizm/b> akımına yol açmış böylece Batı edebiyatı, birbirine tepki olarak ortaya çıkan ve Fransa’da kurallaşan Romantizm, sonra Realizm-Naturalizm-Parnasisizm, Sembolizm akımlarının etkisinde XX. yüzyıla kadar gelişmiştir.

 

 

FRANSIZ EDEBİYATI

     Fransız edebiyatı, XII. yüzyıla gelinceye kadar, Chanson De Roland (Şanson dö Rolan) adlı, yazarı bilinmeyen manzum halk hikâyeleri dışında bir varlık göstermemiştir.

     XVI. yüzyılda, kilise tepkisinin az olduğu Fransa’da Rönesans gerçekleşir.

      Yeni Fransız şiirinin kurucusu Ronsard (Ronsar) (1524-1585), romancı Rabelais (Rable) (1490-1554), deneme yazarı Montaigne (Monteyn) (1533-1592) bu yüzyılda yaşamışlardır.

     XVII. yüzyılda Rönesans edebiyatta Klasisizm akınını doğurmuş ve bu akım Fransa’da gelişme göstermiştir. Bu akımın etkisinde, tragedya türünde eser veren Corneille (Korney, 1606-1684) Le Cid, Cinna, Horace gibi eserleri yazmıştır. Diğer önemli yazar Racine’dir. Şiir (fabl) alanında La Fontaine; eleştiri alanında Boileau (Bualo, 1636-1711); Komedyada Moliere (Molyer, 1622-1673) (Tartüffe, Cimri, Kibarlık Budalası, Hastalık Hastası, Zoraki Tabip) tanınmış diğer sanatçılardır.

     XVIII yüzyıl edebiyatı Fransa’da ktoplumcu bir nitelik kazanmıştır. Bu yüzyılda, roman ve düşünce alanında Montesquieu (Monteskiyö, 1689-1755) felsefi düşüncenin kurucusu olarak kabul edilir; Diderot (Didero, 1713-1784), Voltaire (Volter, 1694-1778); (Zadig, Candide eserlerinden bazılarıdır.) J.J. Rousseau (Jan Jak Ruso, 1712-1788) (İtiraflar, Emil, Toplum Sözleşmesi eserlerinden bazılarıdr.); töre romanlarıyla Le Sage (Lö Saj, 1668-1747) gibi ünlü kişiler görülür. Fransız İhtilâli, bu sanatçıların yarattığı düşünce ortamında gerçekleşmiştir.

     XIX yüzyılın ilk yarısında, Klasisizm’e tepki olarak Romantizm doğmuştur. 

      Bu akımı J.J. Rousseau,, Chateaurbriand (Şatobriyan, 1768-1848); Mme De Stael (Madam dö Stael, 1766-1817) gibi sanatçılar hazırlamışlardır.

     Şiir ve romanda Lamartine (Lamartin, 1790-1869) (Şairane Duyuşlar, Graziella, Tefekkürler); Victor Hugo (Viktor Hügo, 1802-1885)(Sefiller, Cromwel, Hernani, Notre-Dame de Paris, Cezalılar); Alexandre Dumas (Aleskandr Düma, 1803-1870) (Üç Silahşörler, Monte Kristo Kontu) romantizmin etkisinde eserler vermişlerdir.

     BBu dönemde yaşadıkları halde, daha çok gerçekçi akımın öncüleri sayılan Balzac (Balzak, 1799-1850) (Goriot Baba, Vadideki Zambak, Eugenie Grandet); Stendhal (Stendal, 1783-1842) (Kızıl ve Kara, Parma Manastırı) da bu yüzyılın ünlü romancıları arasında sayılabilir.

     XIX. yüzyılın ikinci yarısında, Romantizm’e tepki olarak doğan Gerçekçilik (Realizm-Naturalizm-Parnasizm) akımı, hikâye ve roman türünde Gustave Flaubert (Güstav Flober, 1821-1880) (Madam Bovary, Sammbo, Üç Hikaye): Goncourt (Gonkur) Kardeşler ve Alphonse Daudet (Alpons Dode, 1840-1897) (Değirmenimden Mektuplar/b>) gibi sanatçıları yetiştirmiştir.

     Aşırı gerçekçi olan (Naturalist) Emile Zola (Emil Zola, 1840-1902) (Nana, Toprak, Meyhane, Germinal); Guy De Maupassant, (Guy dö Mopasan, 1850-1893) (Ay Işığı, Tombalak, Güzel Dost); Parnasyen şiirde, François Copee (Fransuva Kope, 1842-1908); Jose Maria De Heredia (JoseMaria dö Heredya, 1842-1905); Leconte De Lisle (Lö kont dö Lizi, 1820-1894) tanınmış sanatçılardır.

     Yine bu yüzyılın sonlarında, Gerçekçiliğe tepki olarak Sembolizm doğmuştu. Şiirde bu akımın öncüsü Baudelaire (Bodler, 1821-1867) (Şer Çiçekleri) ile Verlaine (Verlen, 1844-1896) (İyi Şarkı, Usluluk)dır.

     Mallarme (Malarme, 1842-1898), Rimbaud (Rimbo, 1854-1891) gibi sembolist şairler; tiyatroda Edmond Rostantd (Edmon Rostan, 1868-1918), diğer sanatçılardır.

     Yirminci yüzyılda, yeni akımların ortaya çıkardığı G. Apolinaire (Güstav Apoliner, 1830-1918), Andre Breton (Andre Bröton), Paul Eluard (Pol Eluar) (1895-1952) gibi şairlerle Andre Gide (Andre Jid) (1869-1951), Alain (Alen) (1868-1951) gibi yazarlar ün sağlamışlardır.

  

İNGİLİZ EDEBİYATI

     İngiliz edebiyatı, halk ozanlarının söyledikleri, milli dili yansıtan Kelt Şarkıları ile başlar.

     XVI. yüzyıl, İngiliz edebiyatının gelişme çağıdır.

     Ortaçağ modasına uygun olarak romantik ve destansı uzun şiirler yazan Edmund Spenser (Edmın Spensır, 1852-1599), bu yüzyılın önemli şairlerindendir.

     XVI. yüzyılın ikinci yarısından sonra, çeşitli türlerde olgunlaşan İngiliz edebiyatı, Bacon’ın (Beykın, 1561-1626) “Denemeler”i; William Shakespeare’in (Vilyım Şekspir, 1564-1616), (Hamlet, Othello, Romeo ve Juliet, Kral Lear, Venedik Tacirleri) lirik, romantik şiirleri ve tiyatro eserleri ile yeni bir değer kazanmıştır. Ben jonson (Ben Conson, 1573-1637) da bu dönemin tanınmış tiyatrocularındandır.

     XVII. yüzyılda, en ünlü şair olarak John Milton (1608-1674) Kaybolan Cennet, Tekrar Kazanılan Cennet adlı destanları ile göze çarpar.

     XVII. yüzyıldan başlayarak, sanatçıları romantizme hazırlayan İngiliz edebiyatı, nesirde, özellikle romanda büyük bir ilerleme gösterir. Bu dönem yazarlarından Daniel Defoe (Denyil Defo) (1660-1731) “Robenson Crusoe” (Robinson Krezö) adlı eseriyle; Jonathan Swift (Conatın Sıvift) (1667-1745), “Güliver’in Seyahatleri” ile ölümsüz romancılar arasında yer aldılar.o:p>

     XXVIII. yüzyılın romantik şairleri arasında Shelley (Şeley, 1792-1882) gibi tanınmış kişiler vardır. Bunları tarih konularında roman yazan Sir Walter Scott (Valter Skat, 1771-1832) ile gerçekçi roman yazarı Charles Dickens (Çarls Dikıns, 1812-1870); psikolojik ve toplumcu roman yazarı George Eliot (Corç Eliyıt. 1810-1880) ; tiyatro, roman ve şiirde garip karşılanan Oscar Wilde (Oscar Vayld, 1856- 1900) izlemektedir.

     XX. yüz yılda tiyatro türünde Bernard Shaw (Bernar Şov,1856-1931); natüralist romanda Arnold Bennet (Arnold Benet, 1867-1931); şiirde, T.S Eliot (Eliyıt) gibi sanatçılar dikkati çeker.

 

 

 

 

 

ALMAN EDEBİYATI

Alman edebiyatında ilk ilgi çeken ürünler, Ortaçağ’da görülen Nibelungenlied (Nebelungenlid) destanlarıyla, Romans’lardır.

XVI. yüzyılda Luther’in (Luter) dinde yaptığı reform dolayısıya, Rönesans’ın dışında kalan bu edebiyatta, ancak, XVII. Yüzyılın sonlarında Klasisizm’in etkisi göze çarpmaya başlar.  Bu dönem, Alman edebiyatı için bir taklit dönemi sayılır. Asıl gelişme çağı da Humanizma’nın başladığı çağ, XVIII. yüzyıldır.

Bu yüzyılda, tiyatro ve eleştiri türlerinde Lessing (Lesing, 1729-1781); romantik şiir, roman ve tiyatro alanlarında Herder (1744-1803), Schiller (Şiller) (1759-1805) ve Goethe (Göte, 1749-1832), tanınmış yazar ve sanatçılar arasında yer alırlar. Werther, Egmont, T. Tasso Wilhohn Meister Goetheb style="mso-bidi-font-weight:normal">’nin eserleridir.

     XXIX. yüzyılda Alman edebiyatı, genellikle romantizm’in etki altındadır. İkinci yarıda Gerçekçilik’in etki altına girer.

      Halk türkülerini ve masalları toplayan Grimm (Griim) Kardeşler; hikâye ve roman yazarı Hoffman (Hofman, 1776-1822); tiyatro da Heinrih Von Kleist (Haynrih fon Klays, 1777-1811), Goethe’den sonra en ünlü Alman şairi olarak tanınan Heinrich Heine (Haynrih Hayne (1797-1856); modern tiyatronun kurucusu Friedrich Hebel (Fridrih Ebel, 1813-1883), XIX. yüzyılda yetişmişlerdir. Gerhart Hauptman (Gerhar Haupman, 1862-1946), Naturalist okulun etkisiyle komedyalar yazmış; Suderman (Zuderman, 1857-1928) töreye temel olan tiyatrolarıyla tanınmıştır.

     Felsefe ve fikir alanında da değerli düşünürler yetiştiren Almanya, XVIII. yüzyılda Kant’ın; XIX yüzyılda Schapenhauer (Şopenhaver) ile Nietsche’nin (Niçe yeni düşünce sistemlerini yaymıştır.

     XX. yüzyılda Bertolt Brecht/b> (Bertolt Breht) (1898-1956), Thomas Mann (Tomas Man) (1857-1955) ve Erich Maria Remarque (Frih Maria Remark), ünlü sanatçılar arasında sayılmaktadırlar.

 

 

 

 

RUS EDEBİYATI

     Rus edebiyatı, epik nitelik gösteren halk şarkılarıyla başlar.  Bunu zengin masallar, efsaneler ve dinle ilgili bazı eserler izler. XVIII yüzyılda Petro’’nun giriştiği yenilik hareketleri ve Napolyon’un Moskova seferinden sonra Batı ile ilişki kurlur ve Rus edebiyatı, Avrupa edebiyatı seviyesine yaklaşır.

     Fransız, İngiliz, İtalyan ve Alman edebiyatlarından yapılan çeviriler, Rus edebiyatında kısa bir sürede büyük sanatçıların yetişmesine; değerli eserlerin yazılmasına yol açmış; XVIII. yüzyılın ortalarında Fransız şiirinden etkilenen Kantemir’in (1708-1774) ilgi çekici “satir”lerinden sonra, Lomonosov (1711-1765) Rus nazmının kurucusu olmuştur. XVIII. yüzyılın ikinci yarısından sonra, Alman ve İngiliz edebiyatlarının; dolayısıyla Klâsisizm’in ve Romantizm’in etkisinde, destan, lirik şiir ve tiyatro gibi türlerde büyük gelişmeler görülür.

     XIX. yüzyılda, yerli bir gerçekçilikle şiir, tiyatro ve roman türlerinde eser veren Aleksandr Puşkin (1799-1837) Kafkas Esiri, Maça Kızı, Çingeneler gibi eserleriyle tanınmıştır. Şiirleri ve romanıyla Lermontov (1814-1841); Ukrayna köylülerini anlatan romanları ve “Müfettiş” adlı ünlü komedyası ve Küçük İnsanlar, Kumarcı, Ölü Canlar gibi eserleri ile Nikolai Gogol (1809-1852); anlatımındaki çekicilikle Turgenyev (1818-1883); Martı, Vanya Dayı, Üç Kız Kardeş, Altıncı Koğuş, Vişne Bahçesi topluma yeni bir düzen verme ye çalışan, kişilerin  umutsuzluğunu  dile getiren Anton Çehov (1860-1904) ; insanın iç dünyasındaki derinliklerine inerek oradaki psikolojik çatışmaları, “İyi ve “kötü”yü  veren ; Suç ve Ceza , Budala, Karamozov  kardeşler, Ölü Bir Fudon Anılar, Ecinniler gibi eserleriyle yazarı Dostoyevski (1821- 1881) ; Harp ve Sulh Anna Karanina, Diriliş, Hacı Murat , gibi eserlerin Lev Tolstoy (1828-1910) , roman ve tiyatro alanında Maksim Gorki (1868-1936), dünyaca tanınmış sanatçılardır.

    XX. yüzyılda, Boris Pasternak ve Mihail Şolohof adlı yazarlar da Nobel armağanı almış romancılardır.

 

 

AMERİKAN EDEBİYATI

     Amerikan edebiyatı İngiliz diliyle yazılmakla birlikte İngiliz edebiyatından ayrı bir karakter taşımaktadır. Bu edebiyat birkaç dönemde incelenebilir.

 

I.Sömürge Dönemi (1607-1765)

     Bu dönemde İngiliz edebiyatının deniz aşırı kolu olarak devam etmiştir. Hiçbir özellik göstermez.

 

II. Devrim ve ulusallaşma dönemi(1765-1800)

     İngiltere’ye karşı ayaklanma ve bağımsızlık mücadelesi başlayınca, yazarlar, devrimi savunmaya başlamışlar, yeni bir devir açılmıştır.

 

III. Romantizm (1800-1870)

     BBu dönemde Amerikan edebiyatının büyük sanatçıları yetişmeye başlamıştır. Başlıcaları; Washinton Irving, Hawthorne, Edgar Allen Poe, Walt Whitman ve R.W.Emerson’dur.

 

IV. Realizm, Naturalizm ve başka akımlar (1870- XX.yy.):

     Bu dönemde hikaye ve romanda  büyük gelişme olmuştur. Başlıca yazarlar, hikaye ve roman türünde Mark Twain, O’Henry, Jack London, natüralist Dreiser, Faulkner, Hemingway, stenbeck, Williams, Miller; şiir alanında Ezra Pound...

 

Edgar Allen Poe ( 1809-1849)

     Şiir ve hikaye türünde eserler vermiştir. En ünlü şiiri Annabel Lee’dir. Hikayelerinde garip, esrarlı ve korkunç konular işlenir. Hikayelerini “Acaip ve Çapraşık Hikayeler” adlı kitapta toplamıştır.

 

Mark Twain ( 1835- 1910)o:p>

     GGezi, otobiyografi , hikaye ve roman türlerinde eserler veren Mark Twain Amerikan edebiyatının en büyük mizahçılarından sayılır. Tom Sawyer’in Maceraları, Misisipi’de Hayat ünlü eserleridir.

 

O’Henry (1862- 1910 )

     Amerikan edebiyatının ünlü hikayecilerindendir. Hayatını yazarlıkla  kazanmıştır. Hikayelerin çoğu beklenmedik sürprizli olaylara dayanır. Özentisiz , tabii bir anlatımı vardır.

 

Jack London (1876-1916)

     Hikayelerinde geniş hayat tecrübesinden yararlanmış, kendi başından geçen olayları ve çevresinde gördüklerini anlatmıştır. Hikaye ve roman yazmıştır. Başlıca eserleri; Vahşetin Çağrısı, Uçurum Halkı ve Martin Eden...

 

 

 

Ezra Pound (1885-1972)

     İngiltere, Fransa ve İtalya’da kalmıştır. Klasik ilkçağdan Japon ve Çin şiireni kadar geniş bir ilgi alanı olan Pound şiirine buralardan zenginlikler ve yeni olanaklar kazandırmıştır. İngiliz ve Amerikan şiirini derinden etkileyen şair çağdaş dünya şiirinin önde gelen sanatçılarındandır.

 

Hemingway (1898-1961)

     Modern Amerikan edebiyatının en önemli yazarlarındandır. Hikaye ve roman türünde eserler vermiştir. Romanlarından başlıcaları; Silahlara Veda, Çanlar Kimin için Çalıyor, İhtiyar Adam ve Deniz...

 

Steinbeck :

     Modern Amerikan edebiyatının en ünlü yazarlarından biri sayılmaktadır. Realist bir sanatçıdır. Eserlerinin çoğunda California’daki  hayatı anlatılır. Hikaye ve roman türünde eser vermiştir. Eserlerinin  başlıcaları şunlardır: Kenar Mahalle, Fareler ve İnsanlara Dair, Gazap Üzümleri, Sardalye Sokağı...