EKLER - SÖZCÜK YAPISI



 


 

 

EKLER

 

 

 

 

 

Türkçe eklemeli bir dildir. Sözcüklere yeni anlamlar kazandırmak ya da cümle içinde sözcüğe yeni görevler yüklemek için ekler kullanılır.

 

 

Ekleri iki ana grupta inceliyoruz.

 

    ÇEKİM EKLERİ      YAPIM EKLERİ

1- İSİM ÇEKİM EKLERİ

 

    Çokluk eki

 

    Hal ekleri

 

    Eşitlik eki

 

    Tamlama ekleri

 

 

2- FİİL ÇEKİM EKLERİ

 

    Şahıs ekleri

 

    Kip ekleri

 

    Ekfiil ekleri

 

1- İSİMDEN İSİM YAPAN EKLER

 

2- İSİMDEN FİİL YAPAN EKLER

 

3- FİİLDEN İSİM YAPAN EKLER

 

4- FİİLDEN FİİL YAPAN EKLER

 

 

 

 

 

 

 

ÇEKİM EKLERİ

1- İSİM ÇEKİM EKLERİ

Ad soylu sözcüklere gelerek , cümle içinde onlara değişik görev ve anlamlar yükleyen eklerdir.

 

ÇOKLUK EKİ

 

Eklendiği sözcüğe sayı çokluğu ile ilgili anlam ka­tar.

 

"İnsanlar bir yere doğru koşuşuyor." cümlesinde "ler,lar" eki "insan" sözcüğüne sayı bakımından çokluk anlamı katmıştır.

 

 

Çokluk eki eklendiği sözcüğe başka anlamlar da katar:

 

 

Abartma anlamı:

 

 

"Onu görünce dünyalar benim oldu."

 

"Çocuğu son gördüğümde ateşler içinde yanıyordu."

 

 

Topluluk ya da aile anlamı katar:

 

 

" Sinanlara bugün gideceğiz."

 

"Halamları hiç görmedim."

 

 

Ulus adlarında kullanılır:

 

 

"Türkler, Almanlarla iyi bir dostluk kuracaktır."

 

 

Benzerlik anlamı katar:

 

 

"Bizim insanımız daha nice Atatürk'ler, Mevlana'lar Yunus Emre'ler yetiştirir."

 

 " Köyden kente göç olduğu sürece daha nice Adana'lar, Mersin'ler oluşacaktır."

 

 

Coğrafi yer adlarında:

 

 

"Alpler'in güzelliği, Toroslar'da da var."

 

 

"Adalar'a doğru bir gezi düzenliyoruz."

 

 

Ortak olunan varlığa çokluk eki getirilebilir:

 

 

"D sınıfı öğrencileri sınıflarını temiz tutarlar." cümlesinde sınıf bir tanedir, sınıfı ortak kullanan öğrencilerin çokluğu bildirilmiştir.

 

 

Ortalama anlamı katar:

 

"Metin Bey otuz yaşlarında var."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1986

 

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, -ler (-lar) eki cümleye "abartma" anlamı katmaktadır?

 

 

A)        Onların köylerinde koyunları, keçileri var.

 

B)        Küçük ikizler evde annelerini beklediler.

 

C)        Dünyalar benim oldu seni görünce.

 

D)        Ahmetler ne zaman bize gelecekler?

 

E)        Çocukların birçoğunu eve yolladılar.

 

 

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

 

 

HAL EKLERİ

Eklendiği isme çeşitli anlam ve görevler katan ekler­dir.

"i,e,de, den" olmak üzere dört hal eki vardır.

"-i" hal eki "yükleme hali"

Eklendiği sözcüğün yüklemden etkilendiğini bildirir. Yükleme bağlandığında belirtili nesne yapar.

"Çocuk tabağı kırdı." cümlesinde yapılan işten etki­lenen sözcük "tabak"tır. Cümlede belirtili nesne olmuştur.

"-e" hal eki (yönelme hali )

Asıl görevi eylemin yöneldiği sözcüğü bildirmesidir.

"Serdar Bey Ankara'ya gidecek." cümlesinde eyle­min yöneldiği yeri bildirmektedir.

Eklendiği sözcüğün fiyatını bildirir:

Bu tablo iki milyara satılmış.

Bu ev oldukça ucuza satılmış.

Edatlara bağlar:

Akşama kadar çalıştı.

Eve doğru gidecek.

Yener'e göre çok kolay bir durum.

Zaman bildirir:

Sabaha gelir.

Yaza tatile çıkacağız.

Abartma anlamı katar:

Köylerden göçen göçene, kimsecikler kalmadı.

Adam hayvanın beline beline vuruyor.

İkileme yapar:

"Şuna buna sataşıp duruyor."

"El ele vermeyince taş yerinden kalkmaz."

"Baş başa şöyle bir sohbet edemedik."

 

"-e" hal ekini benzer eklerle karıştırmamak gerekir.

YARDIM

 

 

ÖNEMLİ NOT: "-e" hal eki "ben" ve "sen" şahıs zamirlerine geldiğinde "bana" ve "sana" şekli olu­şur. Burada "ben" ve "sen" sözcüklerinin kökünde ses değişikliği olmuştur.

 

"-de" hal eki (bulunma hali)

Asıl görevi eylemin gerçekleştiği yeri, öznenin bu­lunduğu yeri bildirmektir.

"Onunla bir parkta tanıştık." cümlesinde tanışmak eylemi parkta gerçekleşmiştir.

Zaman bildirir:

"İlkbaharda ayrı bir heyecan kaplar içimizi." "-de" hal ekini alan sözcük ne zaman sorusuna cevap verir.

Durum bildirir:

"Tahtada ayakta duruyor." cümlesinde nasıl dur­duğu anlatılmış.

Ölçü, derece bildirir:

"Bu ilaç oda sıcaklığında muhafaza edilmeli." cüm­lesinde miktar bildirilmiş.

"Bu yöreler bir adam boyunda çalılarla doludur." cümlesinde de çalıların ne kadar uzunlukta olduğu bildirilmiştir.

Nitelik bildirir:

"Onun, gözde oyunculara ayrı bir uygulaması vardı." cümlesinde oyuncuların özelliği bildirilmiştir.

Kesirlere gelir:

"Karşılaşmanın dörtte biri tamamlandı."

"Herkese üçte bir pay düştü."

İkileme kurar:

"Elde avuçta ne varsa sattık."

 

"den" hal eki (Ayrılma hali)

Asıl görevi eylemin nereden yapıldığını bildirmektir.

"Kitabı sahaflardan buldum."

"Nihayet geziden dönüyoruz." cümlelerinde eyleme "nereden" sorusunu sorduğumuzda "den" hal eki alan sözcüğü buluruz.

Zaman bildirir:

"Bizi akşamdan  telaşa koydu."

"Erkenden yola çıkalım." cümlelerinde zaman an­lamı katmıştır.                      

 Durum bildirir:

"Adam aniden önüme çıktı."

"Gerçek dostu yürekten alkışlarım." cümlelerinde "den" ekini alan sözcükler eyleme sorduğumuz na­sıl sorusuyla bulunabiliyor. Dolayısıyla ile durum bildir­mektedir.

Karşılaştırma bildirir:

"Bizim sınıftan daha çalışkanı yok."

"Ondan daha tecrübelisini bulmak zor."

Nitelik bildirir:

"Sıradan insanlarla görüşmezdi." cümlesinde in­sanların niteliğini bildirir.

Tamlama kurar:

"Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?" cümlesinde "Aşağıdakilerin hangisi" de diyebileceğimiz bir tam­lama yapmış. "-in" ekinin yerine kullanılmıştır. Bu duruma tamlayan ekinin yerine geçme de denir.

"Öğrencilerden biri ayağa kalktı." cümlesinde de tamlama kurmuştur.

Neden-sonuç ilişkisi kurar:

"Utandığından içeri girmiyor."

"Üzüntüden ağlıyor." cümlelerinde eyleme sorulan neden, niçin sorularına cevap veriyor.

Bir şeyin neyden yapıldığını bildirir:

"Tahtadan arabasıyla çok mutlu olan bir çocuk gör­düm." cümlesinde arabanın tahtadan yapıldığını anlıyoruz.

1981

 

"Bu, kitaptakilerden hangisinde açıklanmıştır?"

 

cümlesinde geçen "-den" ekinin görevi, aşağıdakilerden hangisine uymaktadır?

 

A)   Evden geliyorum.

B)   Çalışanlardan biri, benim yakın arkadaşımdır.

C)   Bu bahçıvan uzaktan akrabamız olur.

D)   Hepsinden önce bu adam gelmişti.

E)   Sahiden birçok güzel iş yapmış.

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

1982

 

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde -den (-dan)  eki, sonuna geldiği sözcüğün anlamını değiştirmiştir?

 

A)   Sıkıntıdan nasıl kurtulacağını bilmiyordu.

B)   Sıradan bir kişiyle görüştüğünü hemen anladım.

C)   Terden, birkaç kez her yeri sırılsıklam olmuştu.

D)   Çocuktan birçok şeyi öğrenmiştik.

E)   Taşlıktan yürüdük; ama bir türlü asfalt yola ulaşamadık.

 

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

1989

 

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde -den, -dan        (-ten, -tan) eki alan sözcük niteleme sıfatı olarak kullanılmıştır?

 

A)   Sıcaktan fazlaca rahatsız olduk.

B)   Bu haberi senin gibi ben de sonradan öğrendim.

C)   Bu tuhaf giyimli adamı yakından tanırım.

D)   İstanbul'da uzaktan akrabalarım var.

E)   Bütün bu olanları çoktan unuttum.

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

EŞİTLİK EKİ (-ce):

 

Ad soylu sözcüklere gelerek sözcüğe değişik an­lamlar yükler. Edatlar gibi anlamlar katar. "Yakınlık, küçültme" anlamı katar:

 

"Onu yüksekçe bir binaya götürdüler." cümlesinde "yükseğe yakın" anlamını katmıştır.

 

Benzerlik anlamı katar:

 

"İnsanca yaşamalı bu kısacık dünyada." cümle­sinde insan gibi anlamını katmıştır.

 

Karşılaştırma anlamı katar:

 

"O tecrübece çoğundan ileriydi." cümlesinde tec­rübe yönüyle (bakımından) anlamını katmış karşı­laştırma yapmıştır. "Yaşça hepimizden büyük bir yazardı." cümlesinde de karşılaştırma anlamı kat­mıştır.

 

Topluluk anlamı katar:

 

"Sınıfça geziye çıkalım." cümlesinde bütün sınıf öğ­rencileri anlamına gelmektedir.

 

Göre edatının anlamını katar:

 

"Bence sanat yapıtı farklı renk ve tonlardan olmalıdır." cümlesinde "bana göre" anlamını vermiş kişi­nin kendi görüşünü, yorumunu bildirmiştir.

 

Sayılara gelebilir:

 

"On binlerce insan meydanda toplandı." cümle­sinde olduğu gibi 'ler" ekinden sonra gelmiş anlamı çoğaltmıştır.

 

Pekiştirme, kuvvetlendirme yapar:

 

"Ellerini sıkıca tutmuştu." cümlesinde sözcüğün çok sıkı anlamına gelmesini sağlamış.

 

Ölçü, derece bildirir:

 

"Bunca yıl nerelerdeydin?" cümlesinde "bu kadar" yıl anlamını kazanmıştır.

 

Durum anlamı katar:

 

"Çocuk hızlıca dışarı çıktı."

 

"Onu yavaşça uyardım." cümlelerinde eyleme sorduğumuz "nasıl" sorusuna cevap alabiliyoruz.

 

1983

 

 

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde -ce eki, eklendiği kelimenin anlamında bir küçültme yapmıştır?

A)  Yumuşakçalar konusuna çalışmam gerekiyor.

B)  Bugün büyükçe bir binanın önünde kalabalık vardı.

C)  Onun hala askerce davranmasından çok etkilenmiştim.

D)  O, bu insanca hareketten çokça etkilenmişti.

E)  Sınıfımız topluca tiyatroya gidecek bir gün.

 

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

1988

 

 

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde -ce, -ca, -çe,     -ça eklendiği sözcüğe "Bu durumu gizlice söylemişler." cümlesindeki anlamı kazandırmıştır?

A)    Söylenenleri dikkate alıp sessizce oturdu.

B)    Kar yağışlarını beklemeden genişçe bir daire tuttular.

C)   Çocukça tavırları onun hakkındaki izlenimleri olumsuz etkiliyordu.

D)   Arkadaşımdan günlerce mektup bekledim.

E)    Bence birkaç eşyanın çıkarılmasıyla ev daha düzenli olur.

 

 

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

TAMLAMA EKLERİ

 

İyelik eki (Tamlanan eki)

 

Eklendiği sözcüğü kendinden önceki bir başka sözcüğe ya da bir şahsa bağlar, sözcüğe aitlik anlamı katar.

Kişilere göre değişir.

 

Adı Tamlayan Tamlanan
Birinci tekil şahıs iyelik eki

 Benim   

kitab-ım

                               defter-im

                               okul-um

                               önlüğ-üm

İkinci tekil şahıs iyelik eki

Senin    

kitab-ın

                               defter-in

                               önlüğ-ün

                               okul-un

 Üçüncü tekil şahıs iyelik eki

Onun     

kitab

                               defter-i

                               önlüğ-ü

                               okul-u

                               masa-sı

                               kese-si

                               soru-su

Birinci çoğul şahıs iyelik eki Bizim kitab-ımız
İkinci çoğul şahıs iyelik eki  Sizin kitab-ınız
Üçüncü çoğul şahıs iyelik eki Onların kitap-ları

             

                

Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi ikinci sözcüğün aldığı ek, iyelik (tamlanan) ekidir. Aldığı eklerden sözcü­ğün kaçıncı şahsa ait olduğunu anlayabiliyorsak o ek de iyelik ekidir.

" Kitabın oldukça etkileyici idi." cümlesinde "kitap" sözcüğünün aldığı ek, kitabın ikinci tekil şahsa ait olduğunu gösteriyor, dolayısıyla koyu dizili ek iyelik ekidir.

İyelik ekleri belgisiz zamirlerde de bulunur.

"Bazıları, bazısı, birçoğu, burası, şurası, orası..."

İstisna olarak bazı sıfatlarda bulunur, bu durumda iyelik eki olmaktan çıkmıştır.

"O canım şehir, otuz saniyede yerle bir oldu."

"Güzelim ormanlarımız, gittikçe azalıyor."

Sıfat görevine gelen sözcüğe gelip de iyelik eki özelliğini yitirmediği durumlar da olur.

"Senin bilmediğin daha neler var."

 

 

İyelik eklerini, ona benzeyen eklerle karıştırmamak gerekir

 

YARDIM

 

 

 

 

İlgi eki (Tamlayan eki)

 

Eklendiği sözcüğü bir sonraki sözcüğe bağlar sahiplik bildirir.

 

Adı Tamlayan Tamlanan
Birinci tekil şahıs ilgi (tamlayan) eki

 Ben-im   

kitabım

                              

İkinci tekil şahıs ilgi(tamlayan eki

Sen-in    

kitab-ın

                              

 Üçüncü tekil şahıs ilgi(tamlayan) eki

On-un  

Sınıf-ın

Kitab-ın   

kitab

                              

                               kapıs-ı

                               kapağ-ı

Birinci çoğul şahıs ilgi(tamlayan) eki Biz-im kitab-ımız
İkinci çoğul şahıs ilgi (tamlayan) eki  Siz-in kitab-ınız
Üçüncü çoğul şahıs ilgi(tamlayan) eki Onlar-ın kitap-ları

              

yukarıdaki tabloda tamlayan bölümünde kırmızı dizili ekler ilgi ekleridir.

 

Bir sözcük ilgi eki almışsa ona bağlı iyelik eki almış bir sözcük de vardır.

"Benim çok güzel bir düşüncem vardı." cümlesinde altı çizili ek ilgi ekidir. Bu eke bağlı "düşüncem" sözcüğündeki altı çizili ek de iyelik ekidir.

İlgi eki bir sözcüğü edatlara da bağlayabilir.

"Senin için güzel planlarım var." cümlesinde altı çi­zili ek ilgi ekidir, "senin" sözcüğünü "için" edatına bağlamıştır.

 

İlgi ekini kendisine benzeyen diğer eklerle karıştırmamalıyız.

 

YARDIM

 

 

 

 

1998

 

 Bu minik kır köyü geniş ve derin bir vadinin içinde kurulmuştu.

                                                                       I

 Dik kanyonların ve kayalık tepede çok eskilerden kalma kalesi, ihtişamıyla

                                                                           II                        III

 etkiliyordu insanı. Kapalı tavanlı dükkanların bulunduğu tarihi  çarşısı                    IV                               V

da birçok yönden görülmeye değerdi.

 

Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi, bir varlığın neye ait olduğunu belirten ek almıştır?

 

A) I.         B) II.          C) III.         D) IV.        E) V.

 

 

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

ÖNEMLİ

İsim çekim eklerinin sözcüklere eklenişleri belli bir sıraya göre olur. İyelik ekleri genellikle çokluk ekinden sonra gelir.

 

YARDIM

FİİL ÇEKİMLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

EKFİİL EKLERİ

 

YAPIM EKLERİ

 

 

İsim ya da eylemlere gelerek onların anlamını de­ğiştiren eklerdir. Yapım ekleri eklendiği sözcüklerin anlamlarını değiştirirken, onlarla anlamsal bir bağ kurar:

 

 

Kitap sözcüğü “-lık” yapım ekini alır, kitaplık söz­cüğü ortaya çıkar. Kitap ve kitaplık sözcükleri farklı söz­cüklerdir; ama aralarında anlamsal bir bağ vardır.

 

 

Bazı terimlerin anlamlarını bilmeliyiz.

 

 

Kök, bir sözcüğün anlamlı en küçük parçasıdır. Gövde, yapım eki almış sözcüktür.

 

 

Kitap” sözcüğü kök, “kitaplık” sözcüğü ise gövde­dir. “Söz” sözcüğü kök, “sözcük” sözcüğü ise gövdedir. “Yol” sözcüğü kök, “yolcu” sözcüğü ise gövdedir.

 

 

 

 

 

1990

 

 

Bütün ağaçların çiçeklenip ekinlerin uzamaya başladığı

                                     I              II                              III

 

Zamanlarda köyüne gider, çocukluk günlerini adeta

                                                  IV               V          

bir daha yaşardı.                                                       

 

 

Bu cümledeki altı çizili sözcüklerden hangisinin kökü, sözcük türü bakımından ötekilerden farklıdır?              

 

 

A) I.      B) II.      C) III.        D) IV.                 E) V.

 

 

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

 

İSİMDEN İSİM YAPAN EKLER

İsim soylu sözcüklere gelerek onlardan başka sözcükler türeten sözcüklerdir.

 

Bu eklerden bazıları şunlardır:

 

lık eki”

 

“Sana bir kitaplık almalıyız.”

 

cümlesinde ek, “kitapların koyulacağı” yer anlamında bir sözcük türetmiş.

 

İnsanlık tarihi, bizim için oldukça ilginç bilgilerle doludur.” cümlesinde soyut bir anlam kazandırmış.

 

Yağmurlukları almamız gerektiğini söyledi.” cümlesinde yağmura karşı korunma amaçlı bir eşya anlamı kazandırmış.

 

1989

 

 

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde, -lık (-lik, -luk, -lük) ekiyle türetilmiş sözcük yer bildirmektedir?

 

A)     Aylık plan, her zaman için tutarlı olur.

B)     İki gün önce çamlığa gitmişlerdi.

C)    Kışlık giyeceklerimize biraz daha dikkat etmeliyiz.

D)    Çocukluğunda herhangi bir olaya karışmamış okulda.

E)     Çevre kirliliğinin oluşturduğu çirkinliklerden rahatsız olmuştuk.

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

İSİMDEN İSİM YAPAN EKLER (DEVAM)

 

Görüldüğü gibi -lık eki eklendiği sözcüklere değişik anlamlar katmıştır. Demek ki ekler eklendiği söz­cüklere aynı anlamları katmayabilir. O halde biz de ekleri cümle içinde incelemeliyiz.

 

Kitapçıların çok bilge kişiler olduğunu düşünürüm.

Ne sensiz, ne de onsuz yapabilirim.

Çocukların İngilizce’yi pekiştirmelerini istiyorum.

Onun ne kadar akıl olduğunu sen de bilirsin.

Her vatandaşın uyması gerekli toplumsal kurallar var.

Yedinci katta oturanlar benim yakınlarımdır.

Sen onun ne kadar insancıl olduğunu bilirsin.

Yemeğin ekşimsi bir tadı vardı.

Erkeksi bakışlarla çevresini süzüyordu.

Kendine öz kurallar koymayı özgünlük sanırdı.

Yukarıdaki koyu dizili ekler isimden isim yapan eklerin tümü değildir.

 

Önemli olan anlamlı kökü ve bu kökten türeyen anlamlı gövdeyi bulabilmektir.

 

Küçültme eki diye de bilinen “-cık, -ceğiz, -cek” ekle­rini çeşitli kaynaklar çekim eki olarak verirler. Bizim yapım eki olarak düşündüğümüz bu eklerin, sınavda anlamları sorulmaktadır.

 

“Yağmurun sonunda gölcükler oluşmuştu.”

Kadıncağız telaşla çocuğunu arıyordu.”

Ufacık boyuyla her işe yardımcı olmaya çalışırdı.”

 

cümlelerinde görüldüğü gibi küçültme, acıma, sevgi gibi birçok anlam katar.

 

Küçültme eki kimi zaman küçültme anlamı katmaz.

 

Çocuk düşünce köprücük kemiği kırılmış.

Elindeki maymuncukla kapıya yöneldi.

 

Bu cümlelerde “–cık” eki küçültme anlamının dışına çıkarak tamamen farklı bir sözcük türetmiştir.

 

1992

 

 

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde –cık (-cik, -cuk, -cük) ekiyle türemiş sözcük, küçültme anlamından sıyrılarak somut bir varlığa ad olmuştur?

 

A)     Benim kardeşlerim bademcik ameliyatı oldu.

B)     Gencecik bir arkadaşım geçenlerde oldukça karamsardı.

C)    Onların küçücük bir evi vardı.

D)    Yine incecik bir elbise giymiş.

E)     Yağmurun oluşturduğu gölde bir sürü adacık vardı.

 

 

 

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

İSİMDEN FİİL YAPAN EKLER

 

İsimlere gelerek onları fiil yapan eklerdir.

 

Bu kez başkalarını değil kendini suçla.

 

Bu cümlede altı çizili sözcüğün aldığı  “-le, -la” eki “suç-” isim köküne gelerek onu suçla(-mak) şeklinde fiil yap­mış

 

Saatçinin işleri günden güne azalıyordu.

Bu cümledeki altı çizili sözcük, “az-” sözcüğünün    “-al” yapım ekini alarak  azal(-mak) fiiline dönüşmesiyle oluşmuştur.

 

Çalışmasıyla arkadaşları arasında kısa sürede sivrildi.

 

Eskiden burada bir hekim yaşamış.

 

Sedat çok gecikti, bir şey mi oldu?

 

Onun kulağına neler fısıldadın?

 

Soğuktan elleri ve ayakları morarmış.

 

Bu konuları yavaş yavaş benimsemeliyiz.

 

Kimi zaman sözcüklerde yapım eki alırken ses düşmesi olabilir.

 

“İlerleyen kervanın en arkasında yaşlı biri göze çar­pıyordu.” cümlesinde “ileri” sözcüğü “-le” yapım eki alırken “-i” sesi düşmüştür.

 

FİİLDEN İSİM YAPAN EKLER

 

Fiillere gelerek onları cümlede isim soylu sözcük yapan ek­lerdir. Bu ekler diğer eklere göre daha fazladır.

 

“Eskiden bu caddede çeşitli satıcılar olurdu.” cümle­sinde altı çizili sözcük “-ici, -ıcı” ekini almış, bu söz­cüğün kökü “sat-(mak)” eylemidir. Son durumda sözcük(satıcı) isim görevindedir.

 

Bu yıkıntıların arasında bir şeyler arıyordu.

 

Gezgin, geçit vermez bir yerden geri dönmüştü.

 

Çocuğun yüzündeki kızar annesini endişelendiri­yordu.

 

Onun yazı oldukça temiz ve okunaklıydı.

 

Bazı olağan işleri geri plana iterek tatil yapmayı ha­yal ediyordu.

 

O gelince bir sevinç yumağı içinde kaldık sanki.

 

Belkıs kırık bir vazoya bakarken dalıp gitmişti.

 

Yazın dünyamızın yeni bir soluğu olan Orhan Pa­muk yeni kitabını imzalayacak.

 

Bir yığın duygu içindeydi, ne yapacağını şaşırmıştı.

 

Bilge olduğu her halinden belli olan bu adam birini arıyordu.

 

Ben kimseye kırgın değilim, diyordu.

 

Çalışkan olmak için önce irade gereklidir.

 

Dalgıç istiridyenin içinden her zaman inci çıkmaya­cağını bilir.

 

Bardakları, çayı getirdi; süzgeci getirmeyi unuttu.

 

Yukarıdaki cümlelerde koyu dizili ekler fiilden isim yapan eklerin başlıcalarıdır.

 

Fiilimsi ekleri de fiilden isim yapan eklerdir, onlar için fiilimsi bölümüne bakabilirsiniz.

 

FİİLİMSİLER VE EKLERİ

FİİLDEN FİİL YAPAN EKLER

 

Fiillere gelerek onlardan fiil türeten eklerdir. Bu ek­lere çatı ekleri de adı verilir. Bu ekler aynı zamanda fiilin çatısını değiştiren eklerdir.

 

Uzun bir bekleyişten sonra kara görün.

 

Güzellik yarışmasında birinci seçildi.

 

Biraz olsun ortalık yatış.

 

Bahçeye giren çocukları kovala.

 

Yurtdışına birçok eser kaçırdılar.

 

Her toplantıda bizi biraz bekletir.

 

Bilinçsizce okumak anlamayı öldürür.

 

1988

 

Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük ötekilerden farklı bir yapım eki almıştır?

 

A)    Onun yazdıkları bıktırıcı, heyecandan uzak şeylerdi.

B)    Bir şeyler yazarken, yaratıcı fikirlerinizi ortaya koymalısınız.

C)    Öyküleyici teknikle yazılanlar da sürükleyiciliği artırır.

D)    Bu çocuk, birinci sınıftan sonra kendini toparlayamadı.

E)    Her zaman, inandırıcı olmak isteyen yazar dikkatini toplamalıdır.

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

SÖZCÜK YAPISI

 

Türkçe sondan eklemeli bir dildir. Dilimizde sözcük oluşumları birkaç şekilde olabilir. Öncelikle yapım eklerinin sözcüklere gelerek bir sözcükten başka bir sözcük oluşturduğunu belirtelim. Bir de iki sözcük ken­d­i anlamlarını yitirip yeni bir varlığın ya da kav­ramın adı olabilir.

 

Bir sözcüğün eklerle ya da başka bir sözcükle bir­leşmesiyle oluşturduğu şekiller, sözcük yapısı ko­nusunda incelenir.

 

Yapısına(biçimine) göre sözcükler üçe ayrılır. Bun­ları tek tek inceleyelim.

 

 

 

 

 

BASİT SÖZCÜK

 

Bir sözcüğün yapım eki almamış biçimine denir. Sözcüğün çekim eki alması onun yapısını etkilemez.

 

Saygı, her yerde iyi insanın yanındadır.

 

Yukarıdaki cümledeki sözcükleri yapısına göre in­celeyeyim.

 

 

 

say-gı: “-gı” yapım ekini almış türemiş sözcüktür.

 

her: Herhangi bir yapım eki almadığı için basit sözcüktür.

 

yer-de : “-de” çekim ekini almış, çekim eki sözcü­ğün yapısını etkilemez, dolayısıyla basit sözcüktür.

 

 

insan-ın: “-ın” tamlayan ekini almış, yine çekim eki al­an sözcüğün yapısı değişmez sözcük basit sözcüktür.

 

yan-ı-n-da-dır: Bu sözcük “-ı” iyelik ekini almış, (“-n” kaynaştırma harfidir) “-da” hal ekidir, “-dır” eki ekfiil ekidir, bu ekler çekim eki olduğu için sözcüğün yapısı değişmemiştir.

TÜREMİŞ SÖZCÜK

 

Yapım eki alan sözcüklere türemiş sözcük denir.

 

Bir yolculuk düzenlenmeli sevgi ülkesine.

 

Yukarıdaki cümlede koyu dizili sözcük “-cu”, isimden isim yapım ekini almış, sonra da “-luk” isimden isim yapım ekini almıştır, böylece türemiş sözcük olmuştur.

 

Sözcüklerin yapısı incelenirken önce sözcüğün anlamlı en küçük  parçası bulunur, daha sonra aldığı eklere dikkat edilir. Bazı sözcüklerin kökleri tarihi süreç içinde anlamını yitirmiş olabilir, bu tür sözcükle­rin incelenmesi öğrencilerin değil dilbilimcilerin işidir. Bu sebeple sınavda bu tür sözcükler sorul­mamalıdır. Şu ana kadar çıkmış olan sorularda bu durumun dikkate alındığını görüyoruz. Biz anlamlı kökten türeyen sözcükleri ve işlek(birçok sözcüğe gelebi­len) ekleri incelemeliyiz.

 

Bir ışık yandı, karşı sahilden.

 

Yukarıdaki cümlede koyu dizili sözcük şöyle ince­lenmelidir: ışı-(mak) anlamlı fiil köküdür. O halde “-k” eki fiilden isim yapan yapım ekidir, sözcük türemiş­tir.

 

Yansımalar da yapım eki alabilir, bu durumda kökün anlamına değil yapım ekine bakılmalıdır.

 

Köpeğin havlaması, evdekileri tedirgin ediyordu.

 

Yukarıdaki cümlede koyu dizili sözcük “hav” sözcüğü yansımadır, “-la” yansımadan fiil yapmıştır.

1999

 

Yaşamı çoğu kez kendimizce algılayıp yorumlamak yerine, 

      I                                                   II              III              IV

 

olduğu gibi algılamak hatta kabullenmek, düşünce

                                                                          V

 

tembelliğidir.

 

Yukarıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi, yapısı bakımından ötekilerden farklıdır?

 

A) I.          B) II.            C) III.           D) IV.          E) V.

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

BİLEŞİK SÖZCÜK

 

Bileşik sözcükler, en az iki sözcüğün birleşip yeni bir sözcük oluşturmasıyla karşımıza çıkar.

 

Bileşik sözcüklerde yeni bir sözcüğün anlamını oluş­turma esası aranır. Bileşik sözcükler değişik şekil­lerde oluşur.

 

 

Sözcüklerde tür kayması olabilir.

 

Gecekondu semti diye bilinen bu yer bayağı gelişti.” cümlesinde “gecekondu” sözcüğündeki “kondu” söz­cüğü fiilken, birleştiği sözcükle birlikte isim olmuştur.

 

Buna benzer birçok sözcük vardır: uyurgezer, gel­git, mirasyedi, ateşkes...

 

 

 

Sözcükler anlamını yitirebilir.

 

“Bahçede birçok devetabanı yetiştirdik.” cümlesinde “devetabanı” sözcüğü bir bitki adıdır, bileşiği oluştu­ran sözcüklerin karşıladığı varlıklardan daha farklı bir varlığa ad olmuştur.

 

Buna benzer sözcüklerden örnekler verelim: hanı­meli, aslanağzı, filkulağı, kaynanadili, bülbülyuvası, imambayıldı...

 

Sözcüklerden sadece biri anlamlarını kaybede­bilir.

 

Aşevi, kültürümüzün en önemli halkalarından biri­dir.” cümlesinde altı çizili sözcükte “aş” anlamını korumaktadır; ancak “ev” sözcüğü anlamını yitirmiştir.

 

Buna benzer örnekler vardır: doğumevi, gözlemevi ardıçkuşu, köpekbalığı, tatarböreği, dilbalığı, sinekkuşu...

 

 

 

Küçük bir cümle niteliği taşıyan bileşik sözcükler vardır.

 

İmambayıldı, bazı yörelerde sıkça yapılan bir yemektir.” cümlesinde altı çizili sözcük, özne ve yük­lemden oluşan küçük bir cümlenin kaynaşmasıyla başka bir varlığın adı olmuştur. Önemli olan bu sözcüklerin birleşirken yeni bir sözcük oluşturmalarıdır.

 

Buna benzer örnekler vardır: kaptıkaçtı, gecekondu, mirasyedi...

 

 

 

Belirtisiz isim tamlaması biçiminde oluşabilir.

 

“Babamla ayakkabı almak için çarşıya gideceğiz.” cümle­sinde altı çizili sözcük “ayak kab-ı” biçiminde oluşmuştur, ikinci sözcüğün aldığı ek belirtisiz isim tamlamasının en belirgin özelliğidir. Bir tam­lama oluşurken ikinci sözcük ek almak zorundaysa bu tamlama (birinci sözcük ek almıyorsa) belirtisiz isim tamlamasıdır.

 

Buna benzer örnekler vardır: aslanağzı, kuşpalazı, yerkabuğu, camgöbeği, devedikeni, hanımgöbeği, vezirparmağı, buzdolabı, ateşböceği, tahtakurusu, balayı...

 

Sıfat tamlaması biçiminde oluşabilir.

 

İlkbahar özlemle beklediğimiz bir sevgili.” cümle­sinde altı çizili sözcük, sıfat tamlamasının kaynaşmasıyla bir mevsim adı oluşturmuştur.

 

Buna benzer birçok örnek vardır: yazarkasa, Acıgöl, sonbahar, Kızılay, Yeşilay, Akdeniz...

 

 

Sözcükler birleşirken ses kaybı görülebilir.

 

Pazartesi sizinle buluşmak için en uygun gün.” cümlesinde altı çizili sözcük, “Pazar+ertesi” şeklinde olan sözcüklerin kaynaşmasıyla oluşmuştur. Bu sözcükler birleşirken aradaki “-er” sesleri düşmüştür.

 

Nasıl: ne-asıl biçiminde

Niçin: ne-için biçiminde

Sütlaç: sütlü-aş biçiminde iken ses kaybına uğrayarak birleşmiş sözcüklerdir.

 

 

 


 

1989

 

 

“Kaptıkaçtı, uyurgezer, mirasyedi, ateşkes” gibi bileşik sözcükler aşağıdaki yöntemlerden hangi­siyle oluşmuştur?

 

A)    Her iki sözcük de kendi öz anlamı dışında kullanılmıştır.

B)    Birinci sözcük kendi öz anlamı dışında kullanılmıştır.

C)    İkinci sözcük kendi öz anlamı dışında kullanılmıştır.

D)    Eylem soylu sözcükler, birleştikleri sözcüklerle birlikte tür bakımından        değişikliğe uğrayarak ad ve sıfat olmuştur.

E)    Ses değişimi yoluyla oluşan bileşik sözcüklerde, iki ünlü kaynaşmış ya da hece düşmesi olmuştur.

 

 

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ