CÜMLE ÖĞELERİ



 


 

 

CÜMLENİN ÖĞELERİ

 

 

 

Sözcüklerin bir yargı bildirecek biçimde bir araya gelmesiyle cümle oluşur. Cümlenin yargı bildiren bö­lümü yüklemdir, yüklem diğer  sözcükleri öğe olarak kendine bağlar.

 

Cümlede öğeler şu şekilde gruplandırılır.

 

1.     Temel Öğeler

 

a.     Yüklem

b.     Özne

 

2.     Yardımcı Öğeler

 

a.     Nesne

b.     Dolaylı Tümleç

c.     Zarf Tümleci

d.     Edat Tümleci*

 

 

Öğeler

Örneği

Yüklem

O beni bugün annemle burada bekleyecek.

Özne

O beni bugün annemle burada bekleyecek.

Nesne

O beni bugün annemle burada bekleyecek.

Dolaylı Tümleç

O beni bugün annemle burada bekleyecek.

Zarf Tümleci

O beni bugün annemle burada bekleyecek.

Edat Tümleci*

O beni bugün annemle burada bekleyecek.

 

* Edat tümlecini, zarf tümleci olarak değerlendiren dilbilgisi araştırmacıları da vardır.

 

 

 

 

 

YÜKLEM

 

Cümlenin temel öğesidir, cümle öğelerini doğru ana­liz etmek için ilk olarak yüklemi bulmak zorunlu­dur. Yüklemler cümle içinde yargı bildiren sözcük­lerdir. Bu nedenle kip ve şahıs eklerini alır.

 

Örnek

“Seni bir ömür bekleyeceğim.” cümlesinde “bekleye­ceğim” yüklemi basit çekimli eylemdir. Bu eylemi in­celediğimizde “-ecek” kip ekini ve “-im” şahıs ekini almış olduğunu görüyoruz. Kip ekini ve şahıs ekini alan sözcük cümlenin yargısını tamamlayan söz­cüktür, bu tür sözcüklere ya da söz öbeklerine yük­lem denir.

 

 

Yüklemler isim soylu sözcükten de oluşabilir.

 

Örnek

“Bize bugün gelen kişi babam.” cümlesinde “ba­bamdı” sözcüğü yüklemdir. Görüldüğü gibi “babam” isim soylu bir sözcüktür, “-dı” kip ekini almıştır.

 

Bütün bunları yapan kişi sensin.( zamir yüklem ol­muş)

Bahçemiz oldukça genişti. (ekeylem almış sıfat yüklem olmuş)

O benim annem gibidir. (edat öbeği yüklem olmuş)

 

 

 

Yüklemi isim olan cümlelerde kimi zaman kip ve şahıs eki bulunmaz, bu yüklemlerde ekeylemin III. şahıs eki “-dır, -dir” düşebilir.

 

 

YARDIM

 

 

Not:

 

Cümle içinde yüklem temel öğedir ve cümlede kul­lanılması zorunludur; ancak eksiltili cümlelerde yüklem kullanılmaz, okuyucu yüklemi tahmin edebi­lir.

 

“Dost başa, düşman ayağa...” cümlesinde yüklem kullanılmamıştır; ama okuyucu “bakar” şeklinde tamamlayabilir.

 

Bahçede kiraz ağacı, erguvanlar, havuz, salın­cak...(var)

 

– Dün akşam nereye gidiyordun?

– Okula... (gidiyordum)

– Seni çağırdım, duymadın.

– Ben mi...? (duymadım)

 

Yüklemin dışındaki öğeler genellikle yükleme sorulan çeşitli sorularla bulunur.

 

YARDIM

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÖZNE

 

Yükleme sorulan “kim, ne” sorularına cevap veren öğedir. Genellikle yüklemin bildirdiği işi yapan öğedir. Cümlenin temel öğesidir. Yüklemin sonuna ge­len şahıs eklerine göre özne tespit edilebilir.

 

Örnek

 

“Hey, siz buraya bakın.” cümlesinde yüklemin aldığı şahıs eki “-ın”dır, bu ek “siz” şahsına bağlıdır; dola­yısıyla “siz” sözcüğü öznedir.

 

Özne özelliklerine göre dört grupta incelenir.

1.     Gerçek özne

2.     Gizli özne

3.     Sözde özne

4.     Örtülü özne

 

 

 

Öznenin türü

Örneği

Gerçek özne

Handan kitap okuyor.(kim)

Gizli özne

Kitap okuyor. (kim→ o)

Sözde özne

Bu evde kitap okunur. (ne)

Örtülü özne

O, görevlilerce götürüldü. (kim tarafından)

 

GERÇEK ÖZNE

 

Cümle içinde bulunan, yüklemin bildirdiği işi yapan ve yükleme sorulan “kim, ne” sorularına cümle için­den cevap veren öznedir. Gerçek öznenin diğer öznelerden farkını konumuz ilerledikçe daha iyi anlayacağız.

 

Örnek

Bu akşam Sinan Çavuş nöbetçidir.

Yukarıdaki cümlede “Sinan Çavuş” öznedir. Yük­leme sorduğumuz “kim” sorusuna cümle içinden cevap vermiştir.

 

GİZLİ ÖZNE

 

Cümle içinde bulunmayan, yüklemin bildirdiği işi yapan ve yükleme sorulan “kim, ne” sorularına cümle dışından “ben, sen, o, biz, siz, onlar” söz­cüklerinden uygun olanıyla cevap veren öznedir.

 

Örnek

Sarıkamış’a askerleri görmeye gideceğim.

Yukarıdaki cümlede özne kullanılmamıştır. Yükleme sorduğumuz “kim” sorusuna cümle dışından “ben” şeklinde bir cevap alabiliriz. Bu durumda aldığımız bu “ben” cevabına gizli özne diyoruz.

 

Onu da yanında götürürsün. [kim→sen(gizli özne)]

 

Soru cümlelerinde soru anlamını katan sözcük (kim, ne, nereye vs.) ve soru edatı(mı, mi) hangi öğeye aitse soru da o öğeyi buldurmaya yöneliktir.

 

 

YARDIM

 

 

2000

 

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru, özneyi

buldurmaya yöneliktir?

 

A)    Beni mi sorup durdular?

B)    Buradan aşağı mı ineceğiz?

C)    Bize siz dün mü geldiniz?

D)    Dışarıda yağmur mu yağıyor?

E)    Sen bugün çok mu yoruldun?

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

1991

 

Aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı, özne de yüklem de değildir?

 

A)    – Bu adam ne yapıyor?

      – Dinleniyor.

B)    – Biraz önce kim geldi?

       – Sütçü.

C)    – Senin annen nasıl oldu?

       – İyileşti.

D)    – Bu dolapta ne var?

       – Kitap.

E)    – Bu adam kimi arıyor?

       – Kardeşini.

 

 

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

SÖZDE ÖZNE

 

Sözde özne, edilgen çatılı eylemlerin yüklem olduğu cümlelerin öznesidir. Sözde özne, yüklemin bildirdiği işi yap­maz, bildirilen işten etkilenir, “kim, ne” soru­larına cevap verir.

 

Evine dönen askerler, kısa bir süre için tekrar çağ­rıldı.” cümlesinde altı çizili sözcük edilgen çatılıdır. “Evine dönen askerler” söz öbeği de sözde öznedir.

 

 

Sözde öznenin bağlı olduğu eylemin edilgen çatılı olması gerekir.

 

YARDIM

ÖRTÜLÜ ÖZNE

 

Edilgen çatılı eylemlere sorulan “kim tarafından” sorusuna cevap veren öznedir.

 

Bu öneriler bir üst kurulca incelenecek. (kim tarafından)

 

Yukarıdaki cümlede hem sözde özne hem de örtülü özne vardır. Yükleme “ne” sorusunu sorduğumuzda “bu öneriler” cevabını alıyoruz, bu durumda “bu öneriler” öbeği sözde öznedir. Yükleme “kim tara­fından” sorusunu sorduğumuzda “bir üst kurulca” cevabını alıyoruz, bu durumda “bir üst kurulca” öbeği örtülü öznedir.

 

Aşağıdaki altı çizili sözcükler örtülü öznedir.

Başvurunuz yetkililerce kabul edildi.

Hüseyin Amca kimliği belirsiz kişiler tarafın­dan bıçaklandı.

 

1983

 

 

“Karikatür” kelimesi, aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözde özne göreviyle kullanılmıştır?

 

A)     Karikatür, duyguları ve düşünceleri daha iyi ilettiği için sevilir.

B)     Karikatür, görsel sanatlar içinde en dinamik olanıdır.

C)    Karikatür, realist olduğu için toplumun aynasıdır.

D)    Karikatür, son zamanların en etkili sanatlarındandır.

E)     Karikatür, hem güldürür hem de düşündürür.

 

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

Cümle, öğelerine ayrılırken, isim ve sıfat tamlamaları, edat grupları, eylemsi grupları, yan cümleler, deyimler, ikilemeler, bileşik eylemler, bileşik sıfatlar parçalanmaz.

 

YARDIM

1994

 

 

Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde özne, bir söz öbeğinden oluşmaktadır?

 

A)    Bu siste kuş bile görünmez.

B)    Akıl her zaman yol arkadaşıdır.

C)    Buralarda ceviz çok aranır.

D)    Atına bakan yolda kalmaz.

E)    İş kişinin aynasıdır.

 

 

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

1994

 

 

Erciyes eteklerine kurulmuş Kayseri'nin gözdesi olan müze binası, geçmişten geleceğe köprüler kuruyor.

 

Bu cümlenin öznesi, aşağıdakilerden hangisidir?

 

A)    Erciyes eteklerine kurulmuş Kayseri

B)    Müze binası

C)    Kayseri'nin gözdesi olan müze binası

D)    Kayseri'nin gözdesi

E)    Erciyes eteklerine kurulmuş Kayseri'nin gözdesi olan müze binası

 

 

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

1989

 

 

Aşağıdaki sorulardan hangisi özneyi buldurmaya yöneliktir?

 

A)     Bu kitabı nereye götüreceksin?

B)     Bu konunun hangi yönünü tartıştınız?

C)     Bu ödev için nereden bilgi alabilirim?

D)     Arkadaşın bu durumda ne yapacak?

E)     Bu elbiseyi sana kim getirdi?

 

 

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

 

BELİRTİLİ NESNE

 

 

Yükleme sorulan “-i” halindeki sorulara (neyi, kimi) cevap verir. Yüklemin bildirdiği işten doğrudan etki­lenen öğedir. Yüklemi isim soylu olan cümlelerde (isim cümleleri) genellikle nesne yoktur.

 

 

“Bu davranışlarınla insanları kızdırıyorsun.” cümlesinde “sen” şeklinde belirleyebileceğimiz gizli özne vardır. Bu cümlenin yüklemi “kızdırıyorsun” sözcü­ğüdür. Yükleme “kimi” sorusunu sorduğumuzda “insanları” sözcüğünü buluyoruz. Sonuç olarak “-i” halinde sorduğumuz “kimi” sorusuna aldığımız cevap olan “insanları” sözcüğü belirtili nesnedir.

 

 

“Bu gece kitabı bitireceğim.” cümlesinde “ben” şeklinde belirleyebileceğimiz gizli özne vardır. Bu cümlenin yüklemi “bitiriyorsun” sözcüğüdür. Yükleme “neyi” sorusunu sorduğumuzda “kitabı” sözcüğünü buluyoruz. Sonuç olarak “-i” halinde sorduğumuz “neyi” sorusuna aldığımız cevap olan “kitabı” sözcüğü belirtili nesnedir.

  

Öznesi isim tamlaması olan cümlelerde kimi zaman neyi sorusu yanlış yorumlara yol açabilir.

 

 

YARDIM

 

 

 

 

 


BELİRTİSİZ NESNE

 

Yüklemin bildirdiği işten etkilenen öğedir, yalın halde bulunur. Yükleme sorulan “ne” sorusuna cevap verir.

 

“Düğün için sandalyeler getirdiler.” cümlesinde altı çizili sözcük belirtisiz nesnedir. Belirtisiz nesneyi bulmak için sorduğuz “ne” sorusu, aynı zamanda özneyi de buldurmaya yönelik bir sorudur, bu yüzden cümle içinde önce özneyi daha sonra nesneyi aramalıyız.

 

Birkaç gün sonra kendine bilgisayar almış.

Ondan birkaç dergi istedim.

Seni çok iyi anlıyorum, dedi.

 

Yukarıdaki cümlelerde altı çizili bölümler belirtisiz nesnedir.

 

1997

 

 

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, bir belgisiz zamir nesne görevindedir?

 

 

A)   Kimi zaman günlerimi arkadaşlarımla geçiriyorum.

 

B)   Akşamları onu bizim parkta görüyorum.

 

C)   Birçok insan çay içer ama ben kahveyi her zaman üstün tutarım.

 

D)   Beni mutlaka arasın, diye haber bırakmış.

 

E)   Bunların hepsini iki gün önce ben değiştirdim.

 

 

 

 ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

 

 

Belirtisiz nesneler, “sıfat tamlaması” veya “cümle” biçimlerinde de karşımıza çıkar.

 

Seni çok arayacağım, demişti bana. (iç cümle biçi­minde karşımıza çıkan belirtisiz nesne)

 

Yazar ona: “Sende sanatsal bir tavır yok.” demişti. (iç cümle biçiminde karşımıza çıkan belirtisiz nesne)

 

Bana kırmızı bir sandalet almıştı. (sıfat tamlaması biçiminde karşımıza çıkan nesne)

 

 

 

1993

 

 

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, sıfat tamlaması belirtisiz nesne görevindedir?

 

A)   Eskiden birçok güzel etkinliğimiz vardı.

B)   İnsanların davranışlarını anlatırken arkadaşımızı dikkatle dinlerdik.

C)   Matematikten iyi not alan öğrenci bizim sınıfta çok azdı.

D)   Babam, lisedeki konuları öğrenmemizi isterdi.

E)   Annem kimi zaman güzel şiirler okurdu.

 

 

 

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

1993

 

 

 

Aşağıdaki dizelerin hangisinde birden çok nesne vardır?

 

A)   Sevdamın avucunu uzatıyorum nazlı yare

B)   Bu akşam seni düşündüm karanlık odamda

C)   Seni sordum, yıldızlara ve dalgalara

D)   Gözlerinden anladı gönlüm neşeyi

E)   Seni, sesini, gözlerinin rengini hatırladım aniden

 

 

 

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

 

DOLAYLI TÜMLEÇ

 

Yükleme sorulan “-e, -de, -den” halindeki sorulara cevap verir. Dolaylı tümleçler yönelme, bulunma ve ayrılma(çıkma) bildirir. Bazı dilbilgisi araştırmacılarınca yer tamlayıcısı adıyla da anılan dolaylı tümleci tablolaştıralım.

 

Sorusu

Örneği

Neye

Radyoya baktı.

Neyde

Elmada koku var.

Neyden (neden)*

Baklavadan biraz al.

Nereye**

Eve birkaç eşya götürecek.

Nerede

İstanbul’da var bir güzel.

Nereden

Bursa’dan aniden dönmüş.

Kime

O, çocuklara bayılırdı.

Kimde

Aradığın bende var.

Kimden

Arkadaşından şikayetçiydi.

 

* “Neyden (neden)” sorusunu “niçin” anlamına gelen “neden” sorusuyla karıştırmamak gerekir.

 

“Çocuk sevinçten bağırdı.” cümlesinde altı çizili öğe “zarf tümleci”dir. Dikkat edilirse bu sözcük “niçin” anlamına gelen “neden” sorusuna cevap veriyor.

 

“Çocuk aynadan bakıyor.” cümlesinde altı çizili öğe “dolaylı tümleç”tir. Dikkat edilirse bu sözcük “neyden” anlamına gelen “neden” sorusuna cevap veriyor.

 

** “Nereye” sorusuna cevap veren yer-yön zarfları (aşağı, yukarı, içeri, dışarı, ileri, geri, öte, beri) var­dır. Bu zarflar cümlede yükleme, hal eklerini almadan bağlanırsa zarf tümleci olur.

 

“Çocuk aşağı gidiyor.” cümlesinde altı çizili öğe “zarf tümleci”dir. Dikkat edilirse bu sözcük hal eki almamıştır.

 

“Çocuk aşağıya gidiyor.” cümlesinde altı çizili öğe “dolaylı tümleç”tir. Dikkat edilirse bu sözcük “-e” hal ekini almıştır.

 

Uyarı

 

“-e, -de, -den” hal eklerini alan öğeler kimi zaman dolaylı tümleç değil, zarf tümlecidir.

 

Sabaha oradayım. (zarf tümlecidir, “ne zaman” sorusuna cevap veriyor)

 

Saat beşte onları yatıştırdı. (zarf tümlecidir, “ne zaman” sorusuna cevap veriyor)

 

Geceden  hazırlıklara başladık. (zarf tümlecidir, “ne zaman” sorusuna cevap veriyor)

 

 

1992

Aşağıdakilerden hangisinde, cevap cümlesi sadece dolaylı tümleçten oluşmuştur?

 

A)   – Baban bize ne zaman geliyor?

       – Yarın.

B)   – Biraz önce seni kim çağırdı?

       – Arkadaşım.

C)   – Önümüzdeki hafta kimi arayacaksın?

       – Türkçe öğretmenini

D)   – Bugün canınız ne istiyor?

       – Çay.

E)   – Bu kitabı kimden almıştım?

       – Benden.

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

ZARF TÜMLECİ

 

Yüklemin durumunu, zamanını, niceliğini, yönünü, koşulunu, nedenini bildiren öğelere zarf tümleci denir. Zarf tümleci yükleme sorulan “nasıl, ne zaman, ne kadar, nereye*, niçin...” sorularına cevap verir.

 

Zarf tümleçlerini buldurmaya yönelik soruları tablolaştıralım.

 

Sorusu

Örneği

Nasıl

O sert konuşuyor.

Ne kadar

Babam çok çalışıyor.

Ne zaman

Bu yaz çalışacakmış.

Nereye*

İleri gider misin?

Niçin

O kitabı unuttuğumdan getirmedim.

 

* “Nereye” sorusuna cevap veren sözcüğün zarf tümleci olabilmesi için hal eki almamış olması gerekir.

 

Kimi sıfat tamlamaları yüklem olduğunda tamlamanın sıfat bölümü “nasıl” sorusuna cevap verir, bu durumda bu sözcük zarf tümleci sanılabilir, bu yanılgıya düşmemek için yüklemdeki sıfat tamlamasına dikkat edilmelidir.

 

“Ali Bey iyi insandır.” cümlesinde altı çizili sözcük sıfattır. “Nasıl insandır?” şeklinde soracağımız so­ruya cevap vermektedir. Bu sözcük “zarf tümleci” değildir. Sıfat tamlamasının parçalanmayacağını unutmamalıyız.

 

Nicelik bildiren sözcükler yüklemi sıfat olan cümle­lerde zarf tümleci olur.

“Bu yazı oldukça okunaklı.” cümlesinde altı çizili bölüm “zarf tümleci”dir.

Nicelik bildiren sözcükler yüklemi sıfat tamlaması olan cümlelerde yüklemin bir parçası olur. Dolayısıyla zarf tümleci olmaz.

 

Bu, oldukça okunaklı bir yazıydı. cümlesinde altı çizili bölüm “zarf tümleci” değil, yüklemdir. Bu cüm­lede nicelik bildiren “oldukça” sözcüğü yüklemin bir parçasıdır. Başka bir deyişle “okunaklı” sıfatına bağlıdır, bu sıfat da “yazıydı” ismine bağlı olduğuna göre cümledeki altı çizili bölümü parçalayamıyoruz.

 

 

1998

 

 

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf tümleci yoktur?

 

A)   Realizmin topluma ayna olma ilkesi hâlâ geçerlidir.

B)   Onunla sıra arkadaşlığımız, bir süre sonra görev arkadaşlığına dönüştü.

C)   Bizi görünce koşarak yanımızdaki çadıra geldiler.

D)   Çocuğu, oldukça rahat bir sandalyeye oturttular.

E)   Bir ara, hanın kapılarından biri gıcırtıyla açıldı.

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

EDAT TÜMLECİ

 

Yüklemi araç, birliktelik, özgülük vb. yönüyle etkile­yen öğelerdir.

Yükleme “için, ile, göre” gibi edatlarla birlikte sorulan kimi sorulara cevap verir.

 

Edat tümleçleri genel olarak tablodaki sorulara cevap verir.

 

Sorusu

Örneği

Ne ile

Bu bey uçakla gelmiş.

Kim ile

Eğlence arkadaşlarla düzenlenir.

Ne için

Bilgisayar için hoparlör almış.

Kim için

Annesi için dua ediyor.

 

“ile” edatı kimi zaman zarf tümleci yapar.

 

“Aceleyle yola çıktık.” cümlesinde altı çizili sözcük zarf tümlecidir, “ile” edatını alması bu durumu de­ğiştirmez; çünkü bu sözcük yükleme sorulan “nasıl” sorusuna cevap vermektedir.

 

Not

 

Kimi dilbilgisi araştırmacıları edat tümlecini, zarf tümleci olarak değerlendiriyor. ÖSYM’ce hazırlanan sorularda edat tümlecine rastlamadık; ancak edat tümleci denebilecek öğelerle karşılaşılırsa, seçe­neklerde edat tümleci ifadesi geçmiyorsa, bu öğelere zarf tümleci demek uygun olur. Bu kararın edat tümlecini zarf tümleci olarak değerlendiren dilbilgisi araştırmacılarının görüşüne paralel olduğu unutul­mamalıdır.

 

Seslenme, ünlem, hitap bildiren sözcükler cümlede öğe olmaz.

 

YARDIM

 

 

CÜMLE VURGUSU

 

Cümle içinde bazı öğeler daha belirgin bir şekilde söylenir, konuşma dilinde özellikle belirtilmek istenen sözcük vurgulanır. Yazı dilinde ise vurgulanan öğe yükleme yaklaştırılmalıdır.

Yazı dilinde bütün öğeler vurgulanabilir, bunun için sözcüğü yüklemden hemen önce yazmak yeterlidir, yüklemden önce kullanılan sözcük yoksa yüklem vurgulanmış sayılır. Soru anlamını katan sözcükler vurgulanmış sayılır. “mı, mi” soru edatlarıyla birle­şen sözcükler vurgulanmış sayılır.

 

Cümlede vurgulanan öğe cümlenin en önemli öğesi kabul edilmiştir.

 

Örnek

Vurgulanan öğe

Seni dün ben aradım.

Özne

Dün ben seni aradım.

Nesne

Beni ne zaman götüreceksin?

Zarf tümleci

Bugün bizde mi kalacaksın?

Dolaylı tümleç

Bu ödevi bitirecek misin?

Yüklem

 

1991

 

 

Cümlede önemsenen öğeyi vurgulamanın bir yolu da onu yükleme yaklaştırmaktır.

 

Bu açıklamaya göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylı tümleç vurgulanmaktadır?

 

A)    Bizi bu sıralar en fazla onlar ilgilendirmişti.

B)    Annemin anlattığı güzellikleri yeniden gördüm.

C)   Onun çocukluğu köyde geçti.

D)    Yüz binlerce güvercin barış için birden havalandı.

E)    Bir süre sonra bize tekrar geleceğini biliyordum.

 

 

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

ARASÖZ

 

Cümle içinde bir öğenin açıklayıcısı olan ve açıkla­dığı öğeyle aynı öğe olan söz öbekleri arasözdür. Bir de cümle içinde öğe olmayan söz öbekleri vardır, bu öbekler de cümle dışı unsur olan arasöz olarak kabul edilir. Arasözlerin başına ve sonuna virgül(,) ya da kısa çizgi(-) getirilir.

 

“Ben İstanbul’u,o kültür şehrini, çok özledim.” cüm­lesinde “İstanbul’u” sözcüğü belirtili nesnedir. Dikkat edilecek olursa “İstanbul’u” sözcüğünü açıklayan “o kültür şehrini” öbeği de belirtili nesnedir. Bu du­rumda altı çizili bölüme cümlede bir öğenin açıklayıcısı olan arasöz adı verilir.

 

 

“Ben İstanbul’u, görebilir miyim bilmiyorum, çok çok özledim.” cümlesinde altı çizili bölüm cümleye öğe olarak bağlı olmayan iç cümledir. Cümlede herhangi bir öğe olmayan ve cümlenin genel yargısıyla ilgili olan bu tür söz öbeklerine cümlede öğe durumunda olmayan arasöz adı verilir.

 

Bu tür arasözler, cümle değeri taşıyorsa aracümle adıyla da anılabilir.

 

 

1991

 

 

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde arasöz vardır?

 

A)  Ömer Seyfettin hoş sohbeti, candan dostluğu, acıyı tatlı eden yaratıcılığıyla ve şakalarıyla kendini sevdirmiştir.

B)   Ömer Seyfettin, çağında, yaşayışı, davranışı, hikaye anlayışı, edası ve üslubuyla tek başına kalmıştır.

C)   Ömer Seyfettin’in hikayeleri, konu, kişi, dil ve anlatım özellikleri yönünden her yaştaki insanı etkiler.

D)   Ömer Seyfettin, hikayelerin unutulmaz yaratıcısı, yaşamını etkileyen türlü güçlükleri yapıtlarında yansıtmıştır.

E)   Ömer Seyfettin, doğayla baş başa geçirdiği, içine kapanık yılların ardından kendini birdenbire Balkanlarda buldu.

 

ÇÖZÜM İÇİN TIKLAYINIZ

 

CEVAPLI TEST